Bir zamanlar binlerce çalışanı vardı, Bangladeş'teki fabrikalarda üretim durdu
Bangladeş'teki doğalgaz krizinden kaynaklanan yakıt kıtlığı ve elektrik kesintileri, ülke genelindeki üretimi ve ulaşımı kesintiye uğratıyor.
Bangladeş'in Ashuganj gübre fabrikasının devasa yapıları, doğalgaz krizi nedeniyle sanayilerin kapanması, elektrik kesintileri ve yakıt kıtlığına karşı protestoların yaşanması sebebiyle bir yıldan fazla süredir sessizliğini koruyor.
Bir zamanlar makineler, ülkenin 170 milyonluk nüfusu için ürün yetiştirmek üzere çiftçilerin ihtiyaç duyduğu gübreyi üretmek amacıyla doğal gaz kullanarak gece gündüz çalışıyordu.
Aktif olduğu dönemde, 1200'den fazla personeli istihdam eden ve günde bin tondan fazla gübre üreten devlete ait fabrika, şimdi paslanmış bir harabe halinde.
Aşuganj petrol sahası Mart 2025'te kapatıldı. Ülke, eski sahalara ve arama çalışmalarına yapılan yetersiz yatırım nedeniyle üretimdeki düşüşün tetiklediği doğalgaz kıtlığıyla boğuşurken, ABD-İran savaşı da Orta Doğu'dan yapılan ithalatı sekteye uğratmıştı.
Doğu Titas doğalgaz sahası yakınlarında kurulan Ashuganj'da tüm çalışma hayatını geçiren 59 yaşındaki Bazlur Rashid, "Fabrikadan geriye sadece boş bir iskelet kaldı." dedi.
Bu fabrika, gaz kıtlığı nedeniyle kapanmak veya faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kalan altı büyük üre gübre tesisinden biri.
DOĞALGAZ KITLIĞI TEKSTİL SEKTÖRÜNÜ DE ETKİLEDİSendika lideri Abu Kawsar, fabrikaların kapatılmasının, çalışanların işlerini kaybetmesine ve gıda güvenliğiyle bağlantılı bir sektörü tehdit etmesine yol açtığını belirtti.
Kawsar, AFP'ye verdiği demeçte, "Bu fabrikaların atıl kalmasına ve yıpranmasına izin veremezsiniz" dedi. "Onları yeniden canlandırmak döviz tasarrufuna da yardımcı olabilir." diye de ekledi.
Ancak doğalgaz kıtlığının sonuçları gübre üretiminin çok ötesine uzanıyor.
Tekstil fabrikaları da dahil olmak üzere yüzlerce fabrika üretimini azaltıyor veya tamamen kapatıyor.
Bangladeş'in dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı olduğu hazır giyim ve tekstil sekötörü, ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturuyor.
Evlerde, doğalgaz tesisatının bağlantı kesilmesine epey sık rastlanıyor.
Doğalgazı elektriğe dönüştüren enerji santralleri talebi karşılamakta zorlanıyor ve bu da düzenli elektrik kesintilerine yol açıyor.
Hükümet Ağustos ayında elektrik tasarrufu önlemleri aldı. Bu önlemler arasında alışveriş merkezlerinin bir saat erken kapanması emri de yer alıyordu.
"BİR DAMLA BİLE ALAMIYORUZ"Bangladeş'in doğalgaz tüketiminin dörtte üçünden fazlasını elektrik üretimi, sanayi ve özel enerji santralleri oluşturuyor.
Ülkenin doğalgaz tüketiminin onda birinden biraz fazlasını oluşturan hane halkları da bu durumdan etkilendi.
Ashuganj fabrikasının yakınında yaşayan 50 yaşındaki ev hanımı Nargis Begum, "Gece boyunca bir damla bile gaz alamıyoruz." dedi.
"Bazen de basınç çok düşük oluyor. İki ocağı aynı anda açamıyoruz." diye ekledi Begum.
Özellikle kırsal kesimlerde birçok hane odun sobalarına geçerken, elektrik kesintileri nedeniyle bunaltıcı nemde vantilatörsüz kalan sakinler zorlu hava şartlarıyla yüzleşiyorlar.
"Çektiğimiz acılar dinmiyor," diyen Begum, "Elektriğin garantisi yok. Hava çok sıcak. Dün gece üç dört kez elektrik kesintisi oldu." diye belirtti.
Benzinle çalışan çekçek sürücüleri de saatlerce yakıt sırasında bekledikten sonra protesto amacıyla yolları trafiğe kapattı.
"İTHALAT BAĞIMLILIĞIMIZ BİZİ BURAYA GETİRDİ"Bu kıtlıklar, yıllardır süregelen bir krizin sonucu olarak görülüyor.
Bangladeş 2018'de doğal gaz konusunda büyük ölçüde kendi kendine yeterliydi, ancak eski sahaların tükenmesiyle üretim azaldı, buna karşılık talep arttı ve önemli ithalatlar Katar'dan sağlandı.
Uzmanlar, ardı ardına gelen hükümetlerden hiçbirinin petrol ve gaz aramalarına yeterince yatırım yapmadığını öne sürüyor.
Bangladeş'in Enerji Bakanı İkbal Hasan Mahmud Tuku, 2024 devrimiyle devrilen Şeyh Hasina'nın önceki hükümetini yeni petrol kuyuları açmada başarısız olmakla suçladı.
Temmuz ayında Dakka'da düzenlenen bir enerji güvenliği konferansında, "Önceki hükümet doğalgaz arama faaliyetlerinden uzak durdu," dedi. “İthalata olan bağımlılığımız bizi bu noktaya getirdi.”
ORTA DOĞU'DAKİ ÇATIŞMALAR KRİZİ GÜÇLENDİRDİİthalat da aynı şekilde kırılganlığını korudu.
Ortadoğu'daki savaşın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarını aksatması ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen trafiğin ciddi şekilde kısıtlanmasıyla kriz daha da kötüleşti.
İthal edilen LNG'yi gaza dönüştüren yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma ünitesinin teknik bir sorun nedeniyle faaliyetlerini durdurmasıyla arz daha da olumsuz etkilendi.
Hızlı bir çözüm bulunamadığı için, uzmanlar daha fazla yerli arama yapılması çağrısında bulunurken, hükümet LNG siparişlerine devam ediyor ve ithalatı genişletmek için terminallere yatırım yapıyor.
Bangladeş'in açık denizlerinde doğalgaz yatakları var, ancak yeni kuyular açmak zaman alıyor.
Dhaka Üniversitesi'nde jeoloji profesörü olan Anwar Hossain Bhuiyan, mevcut sahalarda gaz üretiminin artırılabileceğini ancak uzun vadeli bir çözüm için yeni kuyulara ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.
Bhuiyan yaptığı açıklamasında, "Tek bir kuyunun sondaj maliyeti 12-16 milyon dolar arasında değişebiliyor, ancak çıkarılabilecek gazın değeri çok daha yüksek; yaklaşık 4,5-4,9 milyar dolar civarında." dedi.
Hükümet iki sondaj kulesi satın almayı planlıyor ve bu amaçla denizaşırı bir ihale süreci başlattı.
Ancak Bangladeş'in petrol ve doğalgaz sektörünü denetleyen devlet şirketi Petrobangla'nın başkanı Abdul Mannan, nihai çözümün doğalgazın ötesinde yattığını söyledi.
Mannan, AFP'ye verdiği demeçte, "Yenilenebilir enerjiye yöneldiğimizde doğalgaz krizi çözülecek. Bunun için kesin bir zaman dilimi veremem, belki iki yıl." diye belirtti.