ABD'de bilim insanları kasırga gücünü ölçmek için onları kullanıyor

Delaware Üniversitesi araştırmacıları, ABD'nin doğu kıyılarında yaşayan köpekbalıklarına yerleştirdikleri özel sensörlerle okyanustaki sıcaklık, tuzluluk ve derinlik verilerini topluyor. Elde edilen anlık verilerin, kıyıya yaklaşan kasırgaların potansiyel şiddetini ve fırtına modellerini daha doğru öngörmeye yardımcı olması hedefleniyor.

08 Ağu 2026 - 13:06 YAYINLANMA
ABD'de bilim insanları kasırga gücünü ölçmek için onları kullanıyor

Delaware Üniversitesi araştırmacıları, ABD'nin Doğu Kıyısı açıklarında köpekbalıklarının okyanusta dolaşırken topladığı verilerin kasırgaların karaya ulaşmadan önceki muhtemel şiddetini anlamaya yardımcı olup olamayacağını araştırıyor.

 

Bilim insanları, köpekbalıklarını okyanus koşullarını neredeyse gerçek zamanlı izleyen hareketli gözlemciler olarak kullanmayı ve taşıdıkları sensörlerden gelen ölçümleri oşinografi, atmosfer ve iklim modellerinde değerlendirmeyi deniyor.

 

Sinemada "Jaws"ın katil köpekbalığından "Sharknado" filmlerinde hortumlarla savrulan yırtıcılara kadar yaz korkusunun simgelerinden biri olarak gösterilen köpekbalıkları, bu araştırmada farklı bir işleve kavuşuyor.

 

ABD'nin Doğu Kıyısı sularında ilerleyen bir köpekbalığı artık yalnızca avlanıyor olmayabilir; aynı zamanda bilim insanlarının bir kasırganın karaya ulaşmadan önce ne kadar şiddetli olabileceğini anlamasına yardımcı olacak verileri de topluyor olabilir.

 

Araştırmada kullanılan CTD etiketleri, bağlandıkları deniz canlıları yüzüp dalarken okyanusun elektrik iletkenliğini, sıcaklığını ve derinliğini ölçen küçük elektronik cihazlardan oluşuyor.

 

Elektrik iletkenliği, tuzlulukla yakından ilişkili bir ölçüm olarak kullanılıyor.

 

Delaware Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Politikası Okulu'nda profesör ve araştırmanın baş yürütücüsü Aaron Carlisle, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, "Hayvanların taşıdığı sensörler, özellikle bilimsel gözlemlerin seyrek olduğu kutup bölgelerindeki deniz fillerinde, oşinograflar tarafından yıllardır başarıyla kullanılıyor" dedi.

 

Carlisle'a göre köpekbalıkları bu tür araştırmalar için yeni bir imkan sunuyor. 

 

Bunun nedenleri arasında köpekbalıklarının sayıca çok olmaları, geniş alanlara yayılmaları ve koruma altındaki birçok deniz memelisine kıyasla daha kolay erişilebilir olmaları bulunuyor.

 

Şimdiye kadar köpekbalıklarına takılan izleme cihazları genellikle bu balıkların nereye gittiklerini ve hangi yaşam alanlarını kullandıklarını takip etmeye yarıyordu.

Delaware Üniversitesi araştırmacıları ise kasırga araştırmaları bakımından en yararlı ölçümleri toplayabilecek köpekbalıklarını seçiyor.

 

Araştırmacılar ayrıca, üzerlerindeki cihazların bilgileri uydulara aktarabilmesi için yeterince sık su yüzüne çıkan türleri tercih ediyor.

 

Daha önce yapılan incelemelerde kısa yüzgeçli makolar, mavi köpekbalıkları, düz başlı çekiç köpekbalıkları ve genç büyük beyaz köpekbalıkları, Kuzey Atlantik'teki bu tür araştırmalar için güçlü adaylar olarak belirlendi.

 

Carlisle, "Asıl ilgilendiğimiz, okyanusun karışım tabakası olarak bilinen üst kesimindeki ısı miktarı" dedi.

 

Carlisle sözlerini şöyle sürdürdü: "Su sütununun kasırga şiddetini gerçekten belirleyen kısmı burası. Karışım tabakası ne kadar sıcaksa kasırga da o kadar güçlü oluyor, çünkü kasırgaları besleyen ısıyı bu tabaka barındırıyor."

 

Köpekbalıklarına cihaz takma çalışmaları, yoğun göç eden türlerin Atlantik'in daha açıklarındaki kışlık yaşam alanlarından kıyıya yaklaştığı mayıs başında başlıyor.

 

Delaware Üniversitesi'nde deniz bilimleri alanında doktora yapan Caroline Wiernicki'nin aktardığına göre araştırmacılar, bir araştırma gemisiyle kıyıdan 30 ila 40 mil, yani 50 ila 65 kilometre açığa çıkıyor.

 

Wiernicki, araştırmacıların burada yemli oltaları denize bıraktığını ve bir köpekbalığının yemi alması için genellikle iki ila üç saat beklediğini söyledi.

 

Carlisle, "Etiketler sırt yüzgecine takılıyor. Köpekbalığı yüzgeciyle su yüzeyine her çıktığında etiket, yörüngedeki uydu alıcıları ağıyla iletişim kurup verileri aktarabiliyor" dedi.

ARAŞTIRMACILAR CİHAZLARI BEŞ DAKİKADAN KISA SÜREDE TAKIYOR

Carlisle'ın anlatımına göre cihaz takma işlemi, otomobil yarışlarındaki "pit ekibi gibi" yürütülüyor ve genellikle beş dakikadan kısa sürüyor.

 

İşlem, köpekbalıkları üzerindeki etkinin en aza indirilmesi amacıyla kurumsal hayvan bakımı gözetimi altında yapılıyor.

 

Cihazlar, zamanla aşınıp düşecek biçimde tasarlanmış malzemelerle hayvanlara tutturuluyor.

 

Her köpekbalığı serbest bırakılmadan önce sağlık kontrolünden de geçiriliyor.

 

Carlisle, strese giren veya zarar gören bir köpekbalığının doğal davranmayabileceğini, bunun da toplanan verilerde yanlılığa yol açabileceğini söyledi.

 

Wiernicki, popüler kültürde köpekbalıklarının "saçma derecede dramatik" biçimde tasvir edilmesiyle araştırma sırasındaki çok daha sakin gerçekliği karşılaştırdı.

 

Bu gerçeklik, 1975 yapımı "Jaws" filminde hayali Amity Adası'na dehşet saçan dev büyük beyaz köpekbalığından çok daha az dramatik.

 

Wiernicki, "Daha çok, Muhasebe'den Bob'un işe giriş yapıp yeniden yola koyulmadan önce günün sıcaklık profillerini teslim etmesine benziyor" dedi.

 

Proje, bilinçli biçimde abartılı "Sharknado" film serisindeki manzaradan da oldukça uzak.

 

Wiernicki, "Köpekbalıklarını henüz su hortumlarının içine sokup çıkarmıyoruz" diye şaka yaptı ve köpekbalıklarıyla çalışmanın "çok eğlenceli" olabileceğini ekledi.

VERİLER KASIRGA TAHMİNLERİNDE KULLANILABİLİR

Proje başarılı olursa köpekbalıklarının topladığı veriler, ABD'nin Doğu Kıyısı'na yaklaşan kasırgaların ne kadar güçlü olacağına ilişkin tahminlerin geliştirilmesine yardımcı olabilir.

 

Wiernicki, bu bilgilerin Kuzey Carolina'dan Massachusetts'e kadar uzanan bölgelerdeki topluluklara, giderek güçlenen fırtınalara karşı kıyıların dayanıklılığını artırmak için daha güvenilir bilgiler sağlayabileceğini söyledi.

 

Carlisle ise, insanların çoğunun doğal ortamında hiçbir zaman bir köpekbalığıyla karşılaşmayacağını, ancak birçok kişinin bu hayvanları korkutucu kalıplar üzerinden tanıdığını belirtti.

 

Carlisle, "Onlar okyanusa kusursuz biçimde uyum sağlamış, olağanüstü hayvanlar ve onlardan muazzam miktarda şey öğrenebiliriz. Köpekbalıklarının insanlara yardımcı olabileceğini gösterebilirsek iki taraf da kazanır" dedi.

Kaynak :
Ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: