ABD ekonomik taarruz ilan etti, İran petrolü kesiyor

ABD, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkeleri hedef alan yeni yaptırımlar açıklayacağını duyururken; Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'ndan petrol ihracatını tamamen durduracağını ilan etti.

24 Ağu 2026 - 13:01 YAYINLANMA
ABD ekonomik taarruz ilan etti, İran petrolü kesiyor

ABD yönetimi, İran ile ticari bağlarını sürdüren üçüncü ülkeleri hedef alan ve "tarihin en büyük finansal taarruzu" olarak nitelendirdiği yeni yaptırım paketini devreye almaya hazırlanıyor.

 

İran ise ekonomik baskıların sürmesi durumunda Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi'nden petrol akışını tamamen kesme ve Avrupa ülkelerindeki ABD üslerini vurma tehdidinde bulundu.

 

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana neredeyse kesintisiz biçimde yaptırımlara maruz kalan Tahran'a yönelik ağır tedbirleri TSİ 20.00'de düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuracağını açıkladı.

 

Bessent, Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesinde süreci "Şafak vakti bir ekonomik D-Day, bir hasma karşı bugüne kadar hazırlanan en büyük finansal taarruz başlıyor" sözleriyle tanımladı.

 

Yaptırımların kapsamına ilişkin ayrıntı vermeyen Bessent, İran'ın ekonomisi ve finansal sistemiyle bağlarını sürdürerek Tahran'a taviz veren ülkeleri doğrudan hedef alacaklarını belirterek, "Bu ilişkileri sürdürenlerin doğacak sonuçları iyi hesaplaması gerekir" uyarısında bulundu.

 

Bessent daha önce yaptığı açıklamada, petrol ithalatının yarısını tarihsel olarak Körfez bölgesinden karşılayan Çin'e ABD yaptırımlarında işbirliği yapma çağrısı yapmıştı.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı ve Çin'in Washington Büyükelçiliği ise yaptırım ve baskı taktiklerinin sorunları çözmeye yaramadığını vurgulayarak Pekin'in kendi ulusal çıkarlarını korumak için gereken her adımı atacağını bildirdi.

TAHRAN'DAN MİSİLLEME

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sert bir ekonomik misillemeye hazırlandıklarını kaydetti.

 

Rızai, "Ekonomik savaş devam ederse Hürmüz Boğazı'ndan veya Basra Körfezi'nin herhangi bir yerinden tek bir damla petrol dahi ihraç edilmeyecek. İran, herhangi bir ülkenin ABD'nin İran halkına yönelik ekonomik savaşına katılmasını ya da buna destek vermesini doğrudan savaş ilanı sayacaktır" ifadelerini kullandı.

 

Tahran yönetimi ayrıca bölgedeki ticari gemilere yeni bir uyarı ileterek, İran makamlarının izni olmaksızın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapılmaması gerektiğini duyurdu.

 

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de düzenlediği basın toplantısında, olası bir askeri saldırıya destek veren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını belirtti.

 

Bekayi, Avrupa ülkelerinin İran'a yönelik bir saldırıda yer alması durumunda bu topraklardaki ABD askeri üslerini vuracaklarını açıkladı.

 

İran'ın meşru müdafaa hakkını kullandığını ve savaşı başlatan taraf olmadığını dile getiren Bekayi, çatışmanın saldırganın dayattığı şartlarla sonlanmasını asla kabul etmeyeceklerini söyledi.

 

Diplomatik yolları sonuna kadar denediklerini ancak Washington'ın taahhütlerine uymadığını savunan Bekayi, daha önce varılan mutabakat zaptının üç hafta bile yürürlükte kalamadığını ve ABD'nin bütün maddeleri ihlal ettiğini belirtti.

 

Mekke Anlaşması konusunda kendilerine resmi bir katılım daveti gelmediğini, yalnızca bazı önerilerin iletildiğini aktaran Bekayi, boğazdan günlük milyonlarca varil petrol geçtiği yönündeki iddiaları psikolojik harp olarak nitelendirdi.

 

Uygulanan deniz ablukasını bir saldırı eylemi saydıklarını vurgulayan sözcü, ülkedeki hayat pahalılığını hafifletmek için çalıştıklarını, İran ile Afganistan arasındaki ticaret hacmini genişleteceklerini ve Pakistan ile ilişkilerin tarihin en iyi seviyesinde ilerlediğini sözlerine ekledi.

 

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Washington'ın hükümeti devirme iddialarına X platformu üzerinden yanıt vererek, ABD'nin 48 yıldır her defasında farklı isimler altında İran'ın sonunu getirme vaadinde bulunduğunu, Tahran'ın güçlü kalmaya devam ettiğini ve yalnızca başarısız planların isimlerinin değiştiğini kaydetti.

BÖLGEDE DİPLOMASİ TRAFİĞİ SÜRÜYOR

 

 

Bölgesel gerilimin gölgesinde diplomatik kanalları canlandırma girişimleri de hız kazandı. 

 

ABD Başkanı Donald Trump ile yakın temas kuran Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir, Tahran'a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.

 

Pakistan makamları ziyaretin amacını bölgesel barış ve istikrarı güçlendirme çabası olarak nitelendirirken, Pakistanlı kaynaklar Munir'in İran'ın dini liderliğine yakın üst düzey isimlerle görüşmesinin öngörüldüğünü aktardı.

 

Öte yandan Tahran yönetimi, Umman Dışişleri Bakanı'nın salı günü İran'ı ziyaret edeceğini duyurdu. 

 

Dışişleri Sözcüsü Bekayi, Umman heyetinin ziyaretinin Pakistan askeri heyetinin temaslarıyla doğrudan bir bağlantısının bulunmadığını, görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve transit geçiş yollarının ele alınacağını açıkladı.

 

Diplomasi arayışları sürerken Kızıldeniz'de yeni bir saldırı meydana geldi. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Suudi Arabistan'ın Yenbu Limanı açıklarında seyreden bir petrol tankerine tanımlanamayan bir füzenin isabet ettiğini ve ana güvertede yangın çıktığını bildirdi.

 

İran destekli Husiler, geçen ay Hürmüz Boğazı'ndan kaçınmak amacıyla petrol ihracat rotasını Kızıldeniz'e kaydıran Suudi Arabistan'ın sevkiyatlarını engelleme tehdidinde bulunmuştu.

ALTI AYLIK SAVAŞIN BİLANÇOSU

ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde başlattığı operasyonlardan bu yana altı aydır süren çatışmalarda, başta İran ve Lübnan olmak üzere binlerce kişi hayatını kaybetti.

 

Saldırılarda İran'ın dönemin Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürülürken, ülkenin konvansiyonel askeri kapasitesinin önemli bir bölümü tahrip edildi.

 

ABD ve İran orduları haftalardır birbirlerine doğrudan askeri saldırı düzenlemezken, savaşı sona erdirmeye yönelik son resmi yüz yüze müzakereler haziran ayında yapıldı.

 

Tahran yönetimi, nükleer programının mevcut durumu belirsizliğini korusa da, Körfez'deki komşularını ve Hürmüz Boğazı'ndaki tankerleri hedef alabilecek füze ve insansız hava aracı kapasitesini muhafaza ediyor.

 

Bu tehditler stratejik su yolundaki deniz taşımacılığını durma noktasına getirerek küresel yakıt fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor.

 

Petrol fiyatları ise yatırımcıların ABD'nin yapacağı yaptırım duyurusu öncesinde kâr satışına yönelmesiyle pazartesi günü varil başına 1 dolardan fazla geriledi.

 

Savaşa yüksek enflasyon, değer kaybeden para birimi, enerji kesintileri ve mevcut yaptırımların getirdiği yapısal zayıflıklarla giren İran, yıkılan altyapı, durma noktasına gelen ticaret, azalan üretim ve yeniden inşa maliyetleriyle karşı karşıya.

 

Tahran resmi söyleminde meydan okuyan tavrını sürdürse de Reuters'a konuşan İranlı yetkililer, yeni ekonomik yaptırımların yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmasından, halk protestolarını yeniden alevlendirmesinden ve yönetimin meşruiyetini zedelemesinden endişe duyduklarını aktarıyor.

Kaynak :
Ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: